ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
50 YAŞ SENDROMU VE MAVİŞ KUŞ
#1
50 YAŞ SENDROMU VE MAVİŞ KUŞ
Ahmet Ünal
 
M.CEYLAN hocam 50. yaş gününe birgün var.
Yıldız mahallesinde kooperatif bürosunda akşama kadar çalışmalar ve sohbetler... Ancak hocamın üzgün ve moralinin çok bozuk olduğu her halinden belli. "Niçin? Neden sorularıyla" nihayet konuşturabildim...
 
-"Hakkınızı helal edin, bütün arkadaşlarda hakkını helal etsin" derken mahzunlaştı, anlayamadım... Uzun hem de çok uzun geri dönülmeyecek bir yolculuğa çıkacakmış gibiydi, başladı anlatmaya.
 
Benim sülalemde  elli yaşını deviren çok az kişi oldu. Mesel babam rahmetli 49 yaşında Hakk'a yürüdü... Ben de bu gün 49 umu bitirip elli yaşıan gireceğim; ancak, elli yaşla ilgili gerçekler ortada... Azraili geri gönderme şansım da yok. Türk edebiyatına daha çok hizmetlerim olacak, eserler vereceğim, torunlarımı seveceğim; ben daha hazır değilim desem de, bu işin çaresi yok gibi sohbetler uzadı... Nihayetinde ayrılık vakti geldi, ben de bir garip oldum, moralim bozuk yarı şaka yarı cddi teskin etmeye çalıştım... Helallaştik ve ayrıldık...
 
O gece benim için çok uzun oldu... Sabaha kadar uyku girmedi gözüme, aynı zamanda hemen sabahın olmasını da bekledim. Sabah erkenden ofise gittim.Ve beklemeye başladım CEYLAN hocamı saatler geçmek bilmedi, kaç saat geçtiğini de bilmiyorum... Derin düşünceler.... Ya CEYLANIN dediği doğru çıkarsa ...Kapının açılması CEYLANın içeri girmesi beni derin duygulardan demoralizasyondan kendime getirdi... "HADİ YIRTTIK DAHA KARADA ÖLÜM YOK" cümleleri yaşama sevinci, sanki hocam yeniden dünyaya gelmişti... Sarıldık, ben kendimi ağlamamak için zor tutuyordum, ancak bu ağlama isteği sevincimden kaynaklanıyordu. İnsan sevincinden ağlayamaz mı ?...
 
"Abi ne oldu, nasılsın?" gibi sorularla Ceylan hocamı konuşturmaya başladım. Gecenin biryarısı uyursam bir daha kalkamam düşünceleri derken, benim de bildiğim gördğüm mavişi, kanaryası Ceylan hocamın elinde-omuzunda oynaşmalar-sevgi gösterileri; o da ne mavişde bidurguluk, halsizlik... Sabah uyandığında "maviş kuş" Ceylan Hocamın baş ucundaki kafesinde, kafein tabanında yana yatmış, kımıldamıyor... Sapasağlam maviş o gece, en küçük ses çıkarmadan ölüvermiş. Sabah ailecek evlerinde mavişe göz yaşı dökmüşler... Hocam bu anı anlatırken sanki kendisinde değildi... Mavişe elbette üzülmüştü, ancak hocamın yerine maviş Azraile canını teslim etmişti....
 
CEYLAN HOCAM' A DAHA NİCE UZUN YILLAR DİLİYORUM...
SANATTA EDEBİYATTA BU ÜLKEYE ÇOK BORCU VAR....
EDEBİYAT BİRIKİMLERİ ŞU ANKİLER TERYAĞININ TORTUSU GİBİ, BU
ÜLKE İNSANLARI BİZLER, TEREYAĞI YEMEK İSTİYORUZ; EN VERİMLİ YILLAR...

HOCAMA NİCE SANAT DOLU YILLAR GEÇİRMESİNİ DİLİYOR, ELLERİNDEN ÖPÜYORUM
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi