ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ÖLDÜRÜLEN ŞAİRLER-2-(Ünal Şöhret Dirlik)
#1
"Öldürülen Şairler:2" src="http://iblog.milliyet.com.tr/imgroot/blo...-7e5c5.jpg" on‌contextmenu="return false;">

Kağızmanlı Hıfzi



Öldürülen şairler:2



Öldürülen Şairler’in İlkinde NEF’İ’yi inceledim. Sıra Kâğızmanlı Hıfzi’de. Öldürülen Şairlerin pek çoğu Padişah fermanıyla idam edilmişler, kementle boğulmuşlar, kurşuna dizilmişlerdir. Suikaste uğrayanlar, derisi yüzülenler var. En acıklısı 25 yaşındaki Kâğızmanlı Hıfzi’nin Ermeniler tarafından süngülenerek öldürülmesi ve Sivas’ta yakılan şairlerimize de acımamak elde değil! Şimdi Hıfzi’nin ölen sevgilisine ağıtında, buyrun beraber okuyalım.



                                                                              Ünal Şöhret Dirlik



Kağızmanlı Hıfzi:



1893 Yılında Kağızman’da doğdu. Asıl adı Recep’tir.4 yaşında medrrese eğitimi görmeye başladı ve sonraki beş yıl içinde Kur’a’nı ezberleyerek hafız oldu.15 yaşından itibaren de çevredeki çocuklara  Kur’an dersleri verdi.



Küçük yaşlarda şiire ilgi duyan Hıfzi, kendi adından çok Hafız adıyla bilinir.Kendisi de zamanla bunu Hıfzi biçimine dönüştürerek mahlas olarak kullandı.



Dönemin bilinen âşıklarından Kâğızmanlı Yusuf Seza'dan bağlama çalmayı öğrenen  Hıfzi, ayrıca alışılagelmiş bu geleneğin dışında def ve kaval çalmasıyla da bilinir. Önceleri ezberleyip söylediği eski usta malı şiirlerin yanında kendi şiirlerini de yazmaya başladı.



Suna adlı bir kızla evlenen Hıfzi, bir gün bahçede beliren işık içindeki bir kızı gördükten sonra bayıldı.. Ertesi sabah Hıfzi’yi orada bulanlar eve getirdiler.Bir süre sonra kendisini ziyarete gelenlerin arasınds gördüğü bir kızı, bahçede gördüğü ışık içindedki kıza benzetti. Bu olayı ve sonrasındaki gelişmeler Hıfzi’nin bâde içmesi olarak kabul edildi.



Şairimiz 18 yaşına geldiğinde kendisinden üç yaş küçük olan Suna ile evlenmesine evlenmiştir amma,,bir süre sonra karısının kız kardeşine, yani baldızına âşık olur ve Ayşe(Anşa) adlı baldızını kaçırır. Kendi kardeşi Dursun Usta tarafından yakalanır ve Ayşe(Anşa) ailesine teslim edilir. Bu olaydan sonra Şaban Köyüne giden şairimiz. Orada bir yıl imamlık yaptıktan sonra Kağızman’a döner.1918 Marftında eşi Suna vefat edince üç çocuğuna hem anneelik, hem de babalık yapmak zorunda kalır.                                 



*



Enver Paşa’nın Sarıkamış harekâtından  sonra Ruslar, Kars ve çevresinde bir çok katliâm yaparlar.3 Mart 1918'de yapılan anlaşma ile Kars ve Batum Türkiye sınırları içinde kalır. Bu olay bahane eden Ermenler, köylere ve kasabalara  saldırırlar.. Hatta Kağızman hapisanesine girerek bütün mahkûmları da katlederler. Henüz 25 yaşında olan şairimiz, kafasından ve karnından aldığı süngü darbeleri sonucu şehit olur.



Kağızmanlı Hıfzi demiştir ki:



Sefil baykuş ne gezersin bu yerde



Yok mudur  vatanın ellerin hani?



Küsmüş müsün selamımı almadın?



Şeyda bülbül şirin dillerin hani?



 



Ecel tuzağını açamaz mısın?



Açıp ta içinden kaçamaz mısın?



Âzat eyleseler uçamaz mısın ?



Kırık mı kanadın kolların hani?



 



Bir kuzu koyundan ayrı ki durdu,



Yemez mi dağların kuşuyla kurdu?



Katardan ayrıldın şahin mi vurdu?



Turnam teleklerin, teellerin hani?



 



Aç mısın, yokmudur ekmeğin aşın?



Odan ne karanlık yok mu ataşın?



Hanidir güveyin, hani yoldaşın



Hani kapın, bacan; yolların hani?



 



Kara yerde mor menevşe biter mi?



Yaz baharda ishak kuşu öter mi?



Bahçede alışan çölde yatar mı?



Uyan garip bülbül güllerin hani?



 



Orda yorgan , döşek, yastık var mıdır?



Bu geniş dünyada yerin dar mıdır?



Arkan tahta duvar,önün yar mıdır?



Hani kapın, bacan,yolların hani?



 



Dolanırdın sol ve sağlarımızda,



Körpe maral idin dağlaımızda,



Taze fidan idin bağlarımızda,



Felek mi budadı, dalların hani?



 



Düğününde acı şerbet içildi,



Gelinlik esvabın dar mı biçildi?



İlikle düğmeni, göğsün açıldı



N’oldu kemer beste bellerin hani?



 



Alışmış kaşları var mı kınası?



Ela idi o gözlerinin binası,



Kocaldı mı on beş yılın Suna’sı?



Yok mudur takatin  hallerin hani?



 



Emmim kızı aç kapıyı gireyim,



Hasta mısın hal hatırın sorayım?



Susuz değil misin bir su vereyim?



Çaylarda çalkanan sellerin hani?



 



Civan da canına böyle kıyar mı?



Hasta başın taş yastığa koyar mı?



Ergen kıza beyaz bezler uyar mı?



Al giy allı balam , şalların hani?



 



Her gelip geçtikçe selâm vereyim,



Nişangâh taşına yüzüm süreyim



Kaldır nikâbın yüzün göreyim,



Ver bana tutayım ellerin hani?



 



Yatarsın gaflette gamsız kaygısız,



Nenni balam nenni kalma uykusuz



Hem garip, hem çıplak, hem aç, hem susuz



Felek fıkarası malların hani?



 



Daha seyrangâha çıkamaz  mısın?



Çıkıp da dağlara bakamaz mısın?



Kaldırsam, ayağa kalkamaz mısın?



Ver bana tutayım ellerin hani?



 



Sen de Hıfzî gibi tezden uyandın,



Uyandın da taş yastığa dayandın,



Aslı hanım gibi kavruldun, yandın



Yeller mi savurdu, küllerin hani?



 



Kaynak:



Öldürülen Şairler: Cilt I.



Yazan: Mustafa Ceylan



Gülce Edebiyat:2016

 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi