ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Gazanfer Eryüksel-Şiire Adanmış Bir Yaşam
#1
[Resim: d5udw92pbq7dr8oon.jpg]
Gazanfer Eryüksel
 
Şiire Adanmış Bir Yaşam
 
“İnsan yaşadığı yere benzer 
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğilimine
Konya’nın beyaz
Antep’in kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denize benzer ki dalgalıdır bakışları...”

 
Edip Cansever’in bu dizeleri, insan, coğrafya, yaşam ilişkisini anlatan en yetkin ifadelerden biridir. Bu anlatım insan, coğrafya, yaşam üçgeninde şekillenen sanat söz konusu olduğunda da geçerlidir.
 
Hayat, tercihlerle yürünen bir yolsa eğer bu sarp ve dikenli yolda tercihini sanattan yana yapanlar için bir başka yolculuk başlamıştır. Çünkü sanat bedeli peşin ödenen ama teslimat garantisi olmayan bir yaşam tarzıdır.
 
Sanatın genel açısından şiire geçtiğimizde ise yolun yokuşu artacak, deniz daha da derinleşecektir.
 
Çünkü şiir insanlık tarihi boyunca egemen güçlerin metalaştırmak için uğraş verdiği ve bir türlü istedikleri sonucu olamadıkları bir şeydir.
 
Diğer sanat dallarına bakınız… Müzik, tiyatro, sinema… Bu uğraşlarla geçiminizi sağlamanız mümkündür. Ama şiirle uğraşarak nafakanızı sağlamak, istisnalar dışında mümkün değildir. Çünkü şiir pazarda alınıp satılan bir şey değildir.
 
Bu satırları okuyan Mustafa Ceylan “Yahu köşeyi dönen şairleri araştırıyorum… Yakında kitabı okursunuz” diyecektir. Evet, sevgili Ceylan, doğrudur, ama istisnalar üzerine genelleme yapmak ve teori inşa etmek mümkün değildir.
 
Hak bildiği yolda tek başına da olsa yürüyen şair, söylediği şiirin bedelini yukarıda da ifade ettiğimiz gibi peşin ödeyendir. An gelir bu ödeme can pahasına yapılır. M. Ceylan’ın “Öldürülen 101 Şair” adlı araştırması tarihimiz boyunca egemen güçlerle yıldızı barışmayan ve fincancı katırlarını ürküten şairleri anlatmaktadır.
Şiirin yanardağ fışkırmalarının bedeli şairin canı olsa da söyledikleri zamanı aşarak çağdan çağa, dilden dile dolaşacaktır.
 
Musa Eroğlu’nun seslendirmesiyle dilden dile, gönülden gönüle dolaşan “Bir yanardağ fışkırmadı” adlı türkünün sözleri Mustafa Ceylan’a aittir.
 
“Bir yanardağ fışkırmadı
Benim gönlüm deli gönlüm
Ceylanların hıçkırması
Benim günlüm deli gönlüm
 
Neye yarar çok ile az
Biraz sevda biraz da naz
Yunus’a can Veysel’e saz
Benim gönlüm deli gönlüm
 
Yükseklerde harman olur
Dertlilere derman olur
Aşk denince ferman olur
Benim gönlüm deli gönlüm
 
Dost dağını büyük çığı
Çiğdemlerin hıçkırığı
Su köpüğü gün ışığı
Benim gönlüm deli gönlüm
 
Kanatlanır göğe uçar
Kendisinden kendi kaçar
Hasret, hasret çiçek açar
Benim gönlüm deli gönlüm
 
Bu şiir Mustafa Ceylan’dır, Mustafa ceylan da bu şiirdir.
 
İlk şiiri 1966 yılında daha öğrenciyken yayımlanan Mustafa Ceylan’ın sanatının 50’nci yılında nice sağlıklı yıllara ve eserlere diyorum.
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi