ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kâmile Yılmaz-HEP GÜLÜMSEYEN ŞAİR
#1
Kâmile Yılmaz

  HEP  GÜLÜMSEYEN  ŞAİR  MUSTAFA  CEYLAN        
                                                                                                                  
Mustafa Ceylan'ı uzaktan tanırdım da, oturup konuşmuşluğum, kitaplarını okumuşluğum yoktu. Üç yıl önce, çarşaf listeden ANSAN ( Antalya Sanatçılar Derneği) yönetimde buluştuk. Büyük olasılıkla o da beni tanımıyordu. Yönetimi oluştururken, birçok kişi ona karşı beni uyardı. "Anlaşamayacağın tek kişi vb." diyerek. Biliyorsunuz bu ülkede yapılan en büyük üretim dedikodudur. Deneyimlerim öğretti, dedikoduya değil, kendi aklıma ve gözlemime güvenmem gerektiğini, zaten öyle de yaptım.
 
Yönetimde bana en çok yardımcı olan, yolumdaki çalıları, çırpıları ayıklayan, üretmemizi sağlayan, Mustafa Ceylan oldu. Dokuz ayda yetmiş etkinlik düzenledik. Çok iş başardık, evimizi, yolumuzu aksattık ANSAN uğruna. En güvendiğim kişi oldu. Hâlâ da öyle. Yaşama bakışımız, siyasi düşüncemiz kesinlikle apayrı, öyle olmasına karşın benim bu denli güvenimi kazanması, güzel insan olması değil de ne?
 
Kitapları çıktıkça, hepimize armağan ediyordu karşılıksız. Emeğini hiç sakınmıyordu. Henüz yola yeni çıkmış, şiir karalayanlara bile şairmiş gibi değer veriyor, asla küçümsemiyordu. Tam tersine onların ilerleyebilmesi için elinden geleni yapıyor, yollarını açıyordu. İşte böyle bir Mustafa Ceylan ile tanıştım. Güvendim, dertleştik, ANSAN üyelerinden bazıları, henüz kendini gerçekleştirememiş olanlar, bizi çok çok üzdü.  O sıkıntıları birbirimize güç vererek aşmaya, sağlıklı kalmaya, yüklendiğimiz stresi birlikte taşımaya, paylaşmaya çalıştık.
 
Sonra kitaplarını okumaya başladım. Okudukça daha iyi anladım. İnsanı en iyi elbette yazdıkları anlatırdı. En çok da "Öldürülen 101 Şair" kitabı etkiledi beni. Nasıl etkilemesin ki? Araştırmıştı yıllarca, "Hangi şair nasıl, neden öldürüldü?" diye.
 
Araştırmaları bununla bitmiyordu. Anadolu tarihinin yitip gitmesine gönlü razı değildi. Sürekli araştırıyordu. Son araştırma kitabı da "TÜRK DÜNYASI EFSANELERİ" oldu, tam da tuğla gibi iki cilt. Kitabın kapağında artık unutulan kepenekli, kaval çalan iki çoban resmi vardı. Daha kapağını görünce, çocukluğuma, köyüme uçtum. Yanık kaval sesleri, lıngır lıngır çan sesiyle geçen sürüleri görüverdim, dudağımda buruk bir gülümsemeyle. Şimdi o köylerde ne kaval, ne sürü, ne de çoban kaldı. Yoğurdu marketten alan köylülerden başka. İşte bunun için, kalemine, yüreğine sağlık Mustafa Ceylan.
 
 Kitaplarında başkalarını yazan, (elbette her yazar başkalarını yazıyor, ama bilinen kişilerden söz ediyorum) güzel insandır diye düşünüyorum. Çünkü her yazar, şair adını duyurmak ister, ama başkalarını anlatan, yazdığı adları duyurur. Onun için diyorum ki, araştırmacıları, yazar saymayanlara özellikle, tam tersine araştırmacılardır asıl yazarlar. Çünkü oturup kurgulamak, yeteneğini katmak, düşüncede yaratmak, dağ tepe dolaşıp araştırmaktan çok daha kolay değil midir? Diyeceksiniz ki "Mustafa Ceylan da dağ tepe dolaşmadı, kitaplardan araştırdı." Öyle de olsa, o kitapları bulmak, yıllarını vererek okumak, alıntılayacağın bölümü seçmek, yıllarını alacaktır. Oturup on kitap yazacağın zamanda ancak bir tek araştırma kitabı yazabilirsin. diye düşünüyorum.
 
Gelelim gülümsemesine. Her zaman gülümseyerek dolaşıyordu. Bu davranışı, sanırım insanlara saygısındandı. Şekeri tavan yapsa da, stresten acı çekiyor olsa da, hep gülümsüyordu. İnsan sevgisi böyle bir şey olmalıydı. Şair olmak da.
 
İşte herkesin dediğini ben de diyorum ve de ille de öyle düşünüyorum. Mustafa Ceylan, sol düşünür, sağ yaşar. Tekrar kalemine, yüreğine sağlık, nice kitaplara.
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi