ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
8.Şahbazi Tağı Simurg
#1
8. Şahbazi Tağı Simurg
 
 MUSTAFA CEYLAN / ÖLDÜRÜLEN ŞAİRLER - CİLT-2-Sayfa: 298-301


Yazdığı aşka dair kitapları yüzünden başına gelmedik olay kalmayan ve komünist partisinin sadık - başarılı bir üyesi olduğu halde; onu çekemeyenler yüzünden üzerine atılan iftiralar sebebiyle tutuklanan bir şairdir Tagı Şahbazi..
Zamana ve zemine uygun düşmezse yazdıkların, şiir- edebiyat böyledir işte ve yazarını alır zindanlarda çürütür. Oysa sanatçı alnında ışığı ilk duyandır ve hep öyle de olmuştur.
"Bahar Gecesi" adı ile kaleme aldığı iki kadın hakkındaki hikâyesinin kurbanı olmuş, ideologyanın cahiliyet elinde per perişan olduğunun simgesi olarak Azerbaycan Edebiyatına nakşolunmuş bir yazardır Tagı Şahbazi.

"Seyfullah Şamilov onun hakkında fikrini şöyle ifade ediyor:
 
"Şahbazi hakkında not etmek gerekir ki, onun yaratıcılığı katiyyen Azerbaycan proleter devrimci mübarizasinin aynası olmamış. Olsa-olsa sadece meşşan mühitdan yazmış. Şahbazi' nin gelişmiş noktası o, bahar gecasini göstermekdi. O sadece yapay otorite yaratmışdır. "
 
İlginçtir yazarın "meşşan" (Dar düşünceli) olarak suçlanması ne maksat taşıyordu? Belki yazar, kitap yazdığında kaleme alacağı konunun planını onların "tasdikine" götürmeliydi. Böyle durumda  "Özel  ve  kasıtlı  yazması  için  yazarı  mecbur  edemeyiz.  O  herhangi  bir  eseri yazdığında yazar özgür olmalı” diyordu.

*
Adını unuttuğum şahıslardan biri demişti: "Kör olsun o göz ki, güzelliği görmüyor."
Çok geçmeden 2 Temmuz 1937 tarihinde R.Axundov, V.Xuluflu, Ö.Karimov, Qubaydullin, Eminbayli, H.Safarov, Cafar Baki, H.Sultanov, Hüseynov D.Bünyadzade ve başka hapsedilmiş şahısların devlet güvenlik İdaresinde "gönüllü" verdiği ifadelere esasen, güvenlik amiri Çinman’ ın takdimatı ila 11 Temmuz 1937 günü, 1892 yılı doğumlu, Fizyoloji Enstitüsü asistanı, yazar Hakan Şahbazi (Simurg) aksinkilabçı(karşı devrimci), burjuva-milliyetçi teşkilatının üyesi suçlamasıyla hapsolunur.
*
1917 yılının Mayıs ayında Bakü'ye gelen T.Şahbazi’ nin bolşeviklerin gazetesi olan "Himmet" in oluşmasında büyük rolü olur. T.Şahbazi' nin bu partideki faaliyeti başta Ukrayna bolşevikleri tarafından da süper bir şekilde kıymetlendirilmiştir. Onun bu başarılı faaliyyetinin neticesi idi ki, 1919 yılında acilen Moskova'ya gönderilen T.Şahbazi, birçok mesul vazifelerde görev yapmaya başlar.
*
Parti'ye tüm varlığı ile bağlı olan, onun izlediği siyaseti alkışlayan, karşısına koyduğu meseleleri sorgulamadan halletmeye var gücünü sarf eden bir bolşevikin suçu ne idi ki, o birden bire Moskof zulüm idaresinin kurbanına dönüşmüştür?
*
Not etmek gerekir ki, 1920 yılında Bakü'ye geldikten sonra, bazı parti işçileri T.Şahbazi'yi nedense kabul etmek istemediler. Bunu da tabii bir durum olarak kabul  etmek  lazım  idi.  Kıskançlık  vardı,  çekememezlik  vardı  ortalarda… Çünkü artık Tağı Şahbazi becerikli bir parti görevlisi olması hakkında yukarı makamlarda, Huşu’ da Moskova' da süper kıymet vermiştiler. Bu da bazı iş bilmeyen, eğitimsiz "bolşevikler" arasında ona karşı önemli bir kıskançlık oluşturmuştur. Neticede 1921 yılında Azerbaycan Komünist Bolşevikler Partisi sıralarından uzaklaştırılır, aleyhinde hiçbir esaslı delil olmadığı halde 1922 yılında partiden ihraç edilir, atılır. T.Şahbazi sorumlu vazifelerde görev yapmanın yanı sıra bedii yaratıcılığı ile de meşgul oluyordu. Bu faal yaratıcılığının  neticesi  idi  ki,  1935  yılına  geldiğinde  on  kitabın  muellifi olmuştur. Yazarın 1935 yılında son kitabı olan "Eserlerı" nin I. cildi neşrolunur. Peşinden gelen yılda da "Leçkomissiya" nın (Müalica komisyonu) Müdürü iken hapsedilir.
 
Hapsedeilmesine  gerekçe  olarak  gösterilir  ki,  güya  Tağı  Şahbazi  kendi  emrindeki  tıp hizmetçisini zorlamıştır. Nedense "hadiseden" sonra Ekim İlçe parti komitesinin kararı ile T.Şahbazi zan altında bırakılır ve onu işden çıkarmakla meselenin bu yolla halledilmesini sağlarlar.”
İftira ve yalan, zayıf ve toplum düşmanı otoritelerin baş vurduğu yegane bir çaredir. Amaç, çamuru at duvara yapışmasa da izi kalır. Şahbazi’nin asla yapmadığı bir olayı abartıp, ahlâken kötü  tanınmasına  sebep  olacak  şekilde  sunmak  kara  çalmaktan  başka  bir  şey değildi.T.Şahbazi' nin hapsinden sonra tabiidir ki, yazarın eserlerinin II. cildinin neşri de durdurulur. Onun yeni kitabı sadece 25 yıllık bir zaman diliminden sonra, 1960 yılında "Zarife" adı ile piyasaya sürüldü ...
Şimdi artık, yıllardan insanları korku içinde barındıran 1937 yılıdır.

11 Temmuz 1937 tarihinde Tağı Şahbazinin hapsi için 674 sayılı "order" yazılır. 13 Temmuz
1937 günü Serjant Plotonov Tağı Şahbazi’nin ilk soruşturma ifadesini alır.

Soru: - Soruşturma belirli etti ki, aksinqilabi(Karşı devrimci), milliyetçi taşkilatın üyesisiniz. Bunu
itiraf ediyor musunuz? Cevap: - İnkar ediyor.

Bu soruşturmada T.Şahbazi' yi mecbur ederler ki : H.Cavid’in, A.Cevad’ın, M.Müşfiq’in, Samed
Vurgun’un, H.K.Sanılı’ nın aksinkilabçı(karşı devrimci), milliyetçi olduğunu itiraf etsin.
Tagi  Şahbazi'  nin  ona  yöneltilen  tüm  suçlamaları  reddetmesine  rağmen,  2  Kasım  1937 tarihinden önce, işkencelere dayanamayarak   itiraflarda bulunmak üzere müracaat etmek mecburiyetinde kalır.

"Geçerli rızamla nazarınıza sunarım ki, bugüne kadar ben soruşturmaya düzgün ifade vermemişem. Ben anladım ki, bu susmagim manasızdır ve kendimin yaptıklarını samimi itiraf etmeye karar aldım."

Şahbazi "gönüllü" bir şekilde itiraf ediyor ki,
Gerçekten aksinqilabçı(Karşı devrimci)olmuş, 1935 yılında H.Sultanov, C.Baqi ve R.Axundovun tesiri altına düşmüştür. O, hepsinin Sovyet hükümeti aleyhine çalıştıkları ve Kommunist Partisi üyelerine karşı terörist düşünceler içinde bulunduklarını "itiraf ediyor."

Hakkında tutulan son kayıt şöyledir:

"Sovyet hökumatina karşı silahlı isyanda ve terörde suçlanıyor. Hepsinin o, M.C.Bağırova karşı
kötüye qasdda ittiham olunur. "
2 Ocak 1938 tarihli Sovyet mahkemesinde 15 dakikalık bir oturum sonrasında, ölüm hükmü çıkarılır. Ölüm hükmüne dair karar KGB'nin özel arşivinde saklanır.
*
1956 yılı Nisan ayının 9 nda Tağı Şahbazi (Simurg) beraat alır.”(1)
(1)Kenan, Aslan; XX Asrda Repressiyaya Maruz Kalanlar, Bakü, 21.011, Syf:57-66
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi