ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Sabit İNCE-MUSTAFA CEYLAN
#1
Sabit İNCE

MUSTAFA CEYLAN
 
Bendeniz Sevgili Mustafa Ceylan'ı "Anasam Meslek Birliği"ni kurduğum yıllarda tanıdım ve "Anasam Akdeniz Bölge başkanlığı"mızı uzun süre şerefle ve hakkıyla yürüttü. Ama ne yaparsınız ki nasıl bazıları Mustafa Ceylan"ların kıymetini bilmediler ve bilmiyorlar ise, Türkiye ve Kayseri de Anasam'ın kıymetini bilemedi ve maalesef... Bu büyük Birlik bir mahkeme kararı ile kapandı.
 
Şimdi buradan şuna gelmek istiyorum. O gün konuşmamda da bunu söyledim Türkiye'de Mustafa Ceylan'lar, Rasim Köroğlu'lar ve benzeri insanlar çok azdır veya yoktur. Neden derseniz, bu bir sevdadır ve sevdalı insanlar da sevdalarından ve aşklarından dolayı hata yapmaya her zaman müsaittirler. Çünkü sevenin gözü sevdiğinden başkasını ve başka şeyleri görmez de ondan.
 
Bendeniz Ceylan kardeşimle o yıldan bugüne kadar çok mutluluğu, çok hüzünü ve çok şeyleri birlikte yaşadım. Beraber güldük, beraber ağladık, ortak dostlarımızı beraber toprağa verdik ve en son bir üçlü oluşturduğumuz Rasim Köroğlu kardeşimi toprağa verdikten sonra ikimiz kaldık, ama Rasim Köroğlu'nun yerini dolduramasa da bir yenisini ekledik Harun Yiğit.
 
“Bir yanardağ fışkırması
Benim gönlüm deli gönlüm.
Ceylan'ların hıçkırması
Benim gönlüm deli gönlüm” diyor ya bir şiirinde. Aynen de öyle. Deli bir gönlü var. Yanardağın fışkırmasından da deli ve hatta şekeri arttığı zamanda bir yanardağın lavlarından daha tehlikelidir bizim Ceylan.
 
   O'nunla birlikte Türkiye'nin hemen hemen çoğu yerinde beraber olduğumuz gibi, Balkanları bir baştan bir başa ve Avrupa ülkelerini beraber dolaştık. Beraber yedik, içtik, ağladık, güldük, alay ettik, birbirimize takıldık. Çok şeyleri beraber yaşadık.
 
   Hatta bir hayalimiz vardı O, ben ve merhum Rasim Köroğlu Fransa’dan evlendikten sonra beraber Eyfel kulesine çıkacaktık ama kısmet olmadı, Rasim'i erken kaybettik. Rasim'in vefatından sonra ben o hayali gerçekleştirmek için Fransa'ya giderken gel Ceylan Rasim yok ama ikimiz çıkalım şu Eyfel denilen kuleye dedim, ama o, bana ayak uyduramadı, birçok gerekçe uydurarak benimle Fransa'ya gelemedi. Ben Eyfel'e gittim, orada fotoğraflar çektim, çektirdim ama ikisi de olmayınca Eyfel'e çıkamadım yanında dolaşıp anıları yaşadım.
 
   Avrupa ve Balkanlar gezilerimizde çok şeyleri beraber yaşadık, Kırmızı kulelerden tutun da görmek ve yaşamak istediğimiz herşeyi görmeye ve yaşamaya imkân bulduk.
  
   Bu anıları yazmak belki birer roman olacağından burada uzun uzun yazmak yerine, Ceylan'ın meşhur "kaybolma ve şehirlerarası seyahatlerinde yaşadıkları maceraların" iyi birer roman olacağını da burada belirtmek istiyorum. İzmir'e Ankara diye gidişinden tutunda beraber "Beydağı Turizm" maceralarımız da pek gülünç ve kahkahalarla anlatılacak olaylardır.  
 
   Tabii Mustafa Ceylan çok üretici ve benim bir şiirimde de dediğim gibi "Nerede, Ne zaman yazar" bilemiyorum ama çok yazar, çok inceler ve çok kıymetli eserlere imzalarını atan bir arkadaşım. Eserlerinin ve yayınlanmış kitaplarının sayılarını kendisi gibi ben de inan bilemiyorum, çünkü her gün yeni bir kitaba imza atar, araştırır, yazar ve "Edebiyatımızın Ceylan" lığına devam eder hep.
 
   Özellikle kurduğu ve öncülük ettiği "Gülce Edebiyat Akımı" ile de Türk şiirine yeni bir ivme ve hareketlilik kazandırmış, etrafında topladığı şair ve yazarlar ile adeta Antalya'yı bir edebiyat şehri, edebiyatın merkezi haline getirmiştir. Ankara'da yaşadığı yıllarda Ankara O'nunla şen ve hareketliydi, Antalya'ya yerleştikten sonra da adeta edebiyatı oraya taşıdı ve orada etrafında toplanan arkadaşlarımızla çok güzel hizmetlere, kitaplar ve çalışmalara imzasını attı.
 
   Özellikle Harun Yiğit ve diğer arkadaşlarla oluşturduğu grubun çalışmaları da Ceylan ile bir ivme kazandı ve başta Harun Yiğit kardeşim olmak üzere çok sayıda şiir kitabı ve edebi eserlerin yayınlanmasına imkan sağlandı.
 
   Yani kendi boş durmadığı gibi etrafındaki insanları da hep çalıştırdı, görev verdi, ön ayak olarak yeni eserlere imzaların atılmasına sebep oldu.
 
   Bu sanat yılında da anlatacağım ve yazacağım çok şeyler olmasına rağmen sayfaların yetmeyeceğini ve anlatmaya kelimelerin kifayetsiz kalacağını biliyorum. Kendisine uzun, sağlıklı ve mutlu bir ömür dileyerek bu sanat yılının da kutlu olmasını diliyor, nice eserlere daha imzasını atmasını beklediğimi buradan bir kez daha duyurmak istiyorum.
 
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi