ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Röportaj 10 Ağustos 1980-SİZE Dergisi-İstanbul
#1
Röportaj
10 Ağustos 1980-SİZE Dergisi-İstanbul
Yıl:2 Sayı:29 
Sayfa:11 

GENÇ KUŞAĞIN EN GÜÇLÜ ŞAİRİ “MUSTAFA CEYLAN” İLE BİR RÖPORTAJ 


-SİZE DERGİSİ- 

İçinde bulunduğumuz günlerde gençliğimiz büyük bir buhran ve bunalım dönemini yaşamaktadır. Memleketimizde gözbebeklerimiz gençlerimizi birbirine düşman etmek isteyen iç ve dış düşmanlar olanca güçleri ile saldırılarına devam etmektedirler. İşte bu noktada durmamız ve genç kuşağın en güçlü şairi ve memleketçi kalemi MUSTAFA CEYLAN’ a kulak vermemiz faydalı olacaktır. Bu sebeple Mustafa Ceylan’ı, eserlerini ve düşüncelerini siz okuyucularımıza sergilemeyi bir görev saydık. Zira, artık barışa, kardeşliğe ve insanlığa hasret yaşıyoruz. Ayyıldızlı bayrağın etrafında halkalanmanın zamanı gelmiştir. Bu memleket ve bu gençlik bizimdir. 

Genç kuşağın en güçlü kalemi, en güçlü şairi Mustafa CEYLAN’ı şiir ve makaleleri ile destanlarına kulak vermeliyiz. İşte kendisi ile yaptığımız röportajı sunuyoruz. 

-Sayın Mustafa Ceylan, bize kısa hayat hikâyenizi ve sanata ilk başladığınız günlere ilişkin bir hatıranızı nakleder misiniz? 

-1952 yılında Ankara’nın Elmadağ İlçesi’ nde dünyaya gelmişim. Babam bir işçi, annem, bir Anadolu köylü kadınıdır. Fakirdik. Damlı bir evimiz vardı. İlk ve Orta tahsilimi aynı ilçede yaptım. Lise’yi Ankara’ da okuduktan sonra, Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’ nin Makine Mühendisliği Bölümünü bitirerek makine mühendisi oldum. Halen, İmar ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü’ nde Makine ve İkmal Dairesi Başkanlığı görevini yürütmekteyim. Sanıyorum, Türkiye’nin en genç Daire başkanıyım. 

Sanata herkes gibi ben de şiirle başladım. İlk okul dördüncü sınıfta iken yaz tatilinde Kur’an kursuna gidiyorduk. Ak sakallı bir hocamız vardı. Bana Kur’an alfabesini ezberlememi söyledi. Ben de: 

“Elif, be, te, se 
Hocam geldi derse 
Cim, ha, hı, dal 
Durma derse dal” diye böylesi bir ezberleme yoluyla alfabeyi ezberlemiştim. Ertesi gün tahtaya kalktığımda, dalmışım, aynen okumuşum. Hocamız “bundan sonra bir sure ezberleyecek, bir şiir yazacaksın” emrini verdi. İlk şiire başlamam böyle olmuştur. Amcam Ahmet Ceylan ilçemizde, kaçana, göçene, hadiseye bir ağıt düzerdi. Onun düzdüğü ağıtlar elden ele, dilden dile dolanırdı. Ben de sanıyorum ondan etkilenmiş olacağım. Bir de lise sıralarında İRFAN ZÜLFEKAR adındaki edebiyat öğretmenimizden. Zira, okulların tümünde duvar gazetesi çıkararak, bayramlarda ve milli günlerde şiir okuyarak yetiştim. 

Şimdi evliyim ve Arzu adında altı yaşında bir kızım, Bahadır Ceyhun adında dört yaşında bir oğlum var. 

-Sayın Ceylan, yayınlanmış ve yayınlanmaya hazır eserlerinizin isimlerini söyler misiniz? 

-Evet, bugün için kitap yayınlamak bizim gibi genç yazarlar için oldukça güçtür. Çok büyük paralar isteniyor. Yazdıklarımız dergi, gazete sahifeleri arasında kalıyor. 

Yayınlanmış Eserlerim: 
ŞAHLANAN KIRAT 
KIRAT GELİYOR 
EZAN SUSMAZ 

Adında üç kitaptır. 

Ayrıca, “YUNUS EMRE’NİN ALTIN DESTANI” 
HER YÖNÜYLE ELMADAĞ 
AFGANİSTAN FACİASI 
ENERJİ ÇIKMAZI 
CEYLANIM GEL GEL 
HASRET TÜRKÜSÜ 
FAKİRHANE 
YAĞMURLU GÖZLER 
SEVDA PINARI 
GAZ LAMBASINDAN KEBANA 
HÜRRİYETÇİ DEMOKRATİK SİSTEM 

Adlarında yayınlanmaya hazır eserlerim bulunmaktadır. Geçenlerde bu Afganistan Faciası ile ilgili yayınevlerine bir duyuru gönderdim. Milliyetçilik, mâneviyatçılık nerde? Ara ki bulasın… Hangi yürekte? ... Şimdi bu kadar kitap hazır. Büyük paralar gerekiyor, yayınlamak için. Yalnız bunlarda yer alan çoğu makale ve şiirlerim, çeşitli dergiler ile Anadolu ve Trakya Basını ile İstanbul, Ankara Gazetelerinde yayınlanmıştır. Bir de ORUÇ REİS DESTANI adında destanım ile ÇIKMAZ SOKAK, BUHRAN adında iki romanım yayınlanmaya hazırdır. Yayıncıların duymayan kulaklarına ve vicdanlarına sunulur… Hele hele kendilerine “milliyetçi yayınevi” sıfatını takanlar neredeler? Neredeler? Bilmiyorum… 

-Sayın Ceylan, şiirlerinize geçmeden önce, gençlerimize genç bir kalem olarak tavsiyeleriniz olacaktır herhalde? Şiire yeni başlayanlar için ne dersiniz? 

-Gençler, bir milletin geleceğidir. Gençlerimizi ayyıldızlı bayrak etrafında halka halka görmek isterim. Yabancı ideolojiler peşinde, yabancı türküler söylemeye, kurtuluş reçeteleri aramaya gerek yok. Milletimiz büyük, vatanımız kutsal. Geliniz birleşiniz, Milli ülküler etrafında… 

Şiir kimilerine göre çok kolay. Oysa aslında oldukça zor ve yokuşlu bir yoldur. Yüreğin gümbürtüsünü duymakla şiir yazılır. Toprak sevdasıyla, memleket aşkıyla, insanımızın çilesiyle yazılır. Duymayan, hissetmeyen yazamaz. Sevmeyen yazamaz. Kin, öfke dolu yüreklerden intikam hissinden başka bir şey çıkması mümkün değildir. Şiir, sabır işidir. Olgunluk, erdemlik işidir. Çok okumak, çok duymak, çok gezmek, yaşamak hissetmek gerekir. Kalıcı şiir yazmak önemlidir. Beyinlerde iz bırakmak önemlidir. Bugün ülkemizde gerçekten şiir yolunda ömür törpüleyen çok az kimsenin olduğunu görüyor ve üzülüyorum. Genç kuşağa dergilerin sahifeleri nedense tıkalı. Onlar yeni yeni kabiliyetlere sahifelerini açmalıdır.
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi