17/06/2018, 19:34
(Erciyes DERGİSİ-Sayı:118)-10.Ekim.1987
FETİH MÜJDESİ
Bu gelen Türk ordusu, uyan da bak İstanbul
Güvendiğin surlara dayan da bak İstanbul
Sultan Mehmet otağı bu yanda bak İstanbul
O muhteşem çadırı eliyle kuran benim,
Mehter davullarının bağrına vuran benim.
Bir sancak verdim ki Ulubatlı Hasan’a
Bir gelinlik misâli yakışacaktır sana
Kara sevda içinde aşkından yana yana
Oka, mızrağa, taşa göğsünü geren benim
Düğüne gider gibi savaşa giren benim.
Şehitliğin şerbeti:En mükemmel ölçek bu
Türkün kutlu bayrağı zaferlere çiçek bu
Peygamber’im övmüştür, hayâl değil gerçek bu
Tufanım, kasırgayım, surlara varan benim
Tekbir sesleri ile gökleri saran benim.
Işıktan bir çemberle aydınlattım geceyi
Akşemsettin, Gürânî… getirdim de niceyi
Yürüterek karadan altmışyedi gemiyi,
Konstantinin sırtını yerlere seren benim,
Ulubatlı Hasan’la surda can veren benim.
Suda yansa ateşin “Rum ateşi”n, ben yanmam
Elimde yalın kılıç, seni almadan dönmem
Ufkunda dalga dalga bayrağım asla inmem
Evliyâlar, veliler çarpışır gören benim
Destan destan tarihi zaferle ören benim.
Kartal bakışlarımda iradem çelikleşmiş
Yalnız FETİH MÜJDESİ yüreğime yerleşmiş
Ezan sesi, top sesi gök kubbeye yerleşmiş
Ayasofya içinde Cuma’yı kılan benim
Elli üç gün boyunca karşında duran benim.
Ötsün bütün zurnalar, vursun davullar, kösler
Alev alev rüzgârdır, Allah Allah’tır sesler!
İman, âzim, inançtır; Fatih’tir tüm nefesler
Kıratını sulara “ ha!..” deyip süren benim
Zafer çiçeklerini buketle sunan benim…
Mustafa CEYLAN
http://simurg.com.tr/tr-tr/urun/dergi-su...-ekim.aspx