ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ŞİİRBAZ SULTANLAR(10): SULTAN II. SELİM
#1
ŞİİRBAZ SULTANLAR(10): SULTAN II. SELİM (Sarı Selim, Selimî, Tâlibî)

Mustafa CEYLAN
***************************
Sultan II.Selim, Kanunî'nin oğlu, Hürrem Sultan'ın ikinci oğludur. On birinci Osmanlı Sultanıdır. Sarışın olduğu için ona hep "Sarı Selim" denmiştir. İnce duygulu, zarif, tıknaz, sarışın, orta boylu olarak tarif edilmiştir. 28 Mayıs 1524 de dünyaya gelmiş, 15 Aralık 1574' de Hakk'a yürümüştür. Saltanat dönemi ise 30 Eylül 1566 ile vefat tarihi olan 15 Aralık 1574 tarihi arasındadır. Zarif, efendi bir kişiliğe sahip olduğu için, şiddet, savaş ve kabalıktan hiç hoşlanmamıştır.
*
Demiştir Ki:
"Yâ Resûl-ı müctebâ eyle şefâ'atle rehâ
'Abd-i' âciz bir günehkâram gönülde yok sivâ
Eylemiş Allah bu tahtı nasîb ümmetüne
Ben günehkâra degül lâyık bu ihsân u 'atâ
'Âcizem pür-asem ü zenb ü pür-ma 'âsîdür kulun
Merhamet kılmazsan ey şâh-ı rüsûl hâlüm hâlüm fenâ
Lutf u ihsânından ümmîd kesmezem kim şefkatün
Bu Selîmi elbet eyler mevsûl-ı râh-ı Hudâ."
*
Babasının desteği ile kardeşi Bayezid'i yenmiş ve Sultan olmuştur. Ne babası zamanında ne de Sultanlığı zamanında savaşlara gitmemiştir. İstanbul'da doğan ve İstanbul'da ölen ilk Osmanlı Padişahıdır. 15 Aralık 1574 günü vefat etmiş, Ayasofya'daki türbesine gömülmüştür. Ölümüne kadar padişahlığını sürdürmüştür.
*
Demiştir Ki:
"Leylî zülfün sihr-i gamzen akl u cânum aldılar
Eyleyüp mecnûn beni sahrâ-yı aşka saldılar
Göreli hüsn ile sen Yûsuf-cemâli gözlerüm
Akl u dil çâh-ı zenehdâna düşüben kaldılar
Cân u gönlüm leblerün şevkine kandil mest olup
Sabr elinden şîşe-i nâmûsı yire çaldılar
Leblerün cânâ şarâb imiş görinür su gibi
Şevk ile atşân idüp yok yire cânum aldılar
Dişlerün vasfın Selîmî vasf idelden akl u dil
Baş u cânı terk idüben bahr-ı aşka taldılar."
*
Şiirlerinde Selîm, Selîmî veya Tâlîbî mahlaslarını kullanmıştır. Kayıtlara göre Divanı bulunmamaktadır. Fakat, Kâtip Çelebi, bir divanının olduğunu yazmıştır. 
*
Karaman Eyâletinin Paşa Sancağı olan Konya’da, Manisa’da ve Kütahya’da sancakbeyliği yapmış ve 42 yaşındayken Padişah olmuştur. Sokullu Mehmed Paşa'nın yardım ve desteği ile Padişahlık yapmıştır diyebiliriz.
Döneminde, 978/1570 tarihinde Kıbrıs Adası Venediklilerin elinden alınarak o tarihe kadar bir Hıristiyan Krallığı hakimiyetinde bulunan yeşil adamız Kıbrıs, bu tarihte sonra sonsuza değin Müslüman Türk'ün eline geçmiştir.
*
Demiştir Ki:

“Kudretin izhâr idüp Hak Hazret-i izz ü celâl
Cümle hûbân içre sen cânânı kılmış bîbedel
Mısr-ı dilde şâh olup yüzin gören olur esîr
Hüsni ey Yûsufdan ahsen ey güzellerden güzel
La’l-i mey-gûnun görüp cân virmeyen kimdür şehâ
Bes meger âdem degül aklında vardur yâ Halîl
Hüsnüni bir dem gören ey hüsrev-i şîrîn-dehen
Aşkuna Ferhâd olur yoluna cân virse mahal
Dâmenin cevr ile elden koya sanma dilberâ
Ol olacak iş degül yakam tutınca tâ ecel
Derdmend-i aşkunun hâlin görüp rahm itmedün
Yol olur dilden dile dirlerdi hod zarb-I mesel”
*
Ayrıca, dönemine Osmanlı ordusu ilk defa İnebahtı’da Hıristiyan deniz donanması karşısında mağlûbiyete uğradı. 7.10.1571 tarihinde meydana gelen İnebahtı bozgunu, maalesef Avrupalıların gözünde yenilmez ordu diye bilinen Osmanlı Ordusunun bu özelliğini yok etti. 

Ancak, İnebahtı’da kaybedilen Osmanlı Donanması, kısa bir zaman içerisinde yeniden inşâ olundu. Ve bu arada Osmanlı'nın desteğini alan Kırım Hânı Giray Hân Moskova’yı alacak kadar Rusları perişan etmiştir. 1574 yılında Tunus kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.
*
Demiştir Ki:

"Satıldı Mısr içinde Yûsuf altuna bu cevherdür
Seni ey şâh-ı âlem kim alur dünyâya virmezler
*
Tab'-ı latîfümüz bizüm ey dil Selîmdür
Yok kimseye adâvetümüz Hak alîmdür
*
Nidâ-yı neyde rûh-efzâ olur uşşâka bir dem var
Dilâ ney gibi nâlân olmada bir özge âlem var
*
Demiştir Ki:
"Hâlün ile zülfün el bir eylemiş
Dilleri dâm ile nahcîr eylemiş
Hulk ile sen bir meleksin kim Hudâ
Sûret-i insânda tasvîr eylemiş
Hân-ı vaslı halka kısmet idicek
Hicrüni Hak bana takdîr eylemiş
Sanasın nakkâş-ı kudret kaşunı
Nûndur nûr üzre tahrîr eylemiş
Ârız-ı dilberdeki hatt ey Selîm
Dûd-ı âhundur ki te'sîr eylemiş
*
Oruç Reis, Turgut Reis gibi kaptanlar onun zamanında yetişmiştir. Sokullu Mehmed Paşa gibi çok güçlü bir vezire sahipti.
İyi silah kullanmasını bilir, aynı zamanda usta bir okçu olan Padişah, alimleri ve şairleri de korurdu. Zamanında İstanbul ve ülkenin çok değişik alanlarında birçok mimari eseri yapılmıştır. Döneminin usta mimarı, Mimar Sinan’a Edirne’de Selimiye Camii'ni yaptırmıştır.
“Divanının olmadığı söyleniyorsa da Kâtip Çelebi divanından söz etmektedr. Selimî’nin bazı şiirleri çok beğenilmiş, divan şiirinin güzel örneklerinden sayılmıştır. Nihad Sami Banarlı onun :

"Biz bülbül-i muhrık-dem-i gül-zâr-ı firâkuz
Âteş kesilür geçse sabâ gülşenümüzden"

beytini hatırlatarak, sadece bu beytin dahi II.Selim’in divan şiirine hakimiyetini ifade eder. Yahya kemal de bu beyti tazmîn etmiş “Selîm-i Sânî'ye Gazel Sene: 982=1574) isimli bir gazel yazarak övmüş ve bu beyti Selimîye Camii ile eş tutmuştur.” (Ak, Coşkun, a.g.e. 55)
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, "padişahın rüyasında İslam peygamberi Muhammed'i gördüğünü ve onun kendisinden Kıbrıs'ın fethi anısına bir cami yaptırmasını istediğini yazmıştır."
Ayrıca, Mekke'de su yollarının tâmiri, Mescid-i Harâm’ın mermer kubbelerle tezyini, Lefkoşe Selimiye Câmii, Azîz Efendi Tekkesi, Navarin limanına hâkim bir mevkiye yaptırdığı kule, hayrâtları arasındadır.
*
Demiştir ki:
Yüzünden zülfi sür keşf-i hicâb it
Cemâlün mihr ü mâhun bî-nikâb it
Nazar kıl çeşm-i mestânunla bir dem
Anı gel şevk ile mest ü harâb it

Lebün emsem olur mı hasta câna
Tabîbüm gel mürüvvet kıl cevâb it
Sakın göz degmesün hüsnün güline
Rakîb-i bed-nazardan ictnâb it

Dilâ zulmetde budur âb-ı hayvân
Nihânî şebde nûş-ı la’l-I nâb it
İrişdi had-ı gül-gûna hatt-ı yâr
Gönül şerh-ı gamın yaz bir kitâb it 

Leb-i mey-gûn sun cânâ Selîme
Yine hicrân ile yaşum şarâb it.”

İlaveten demiştir ki :

“Tâlibâ sa’y-ı belîg it kûy-ı yare varı gör
Cânı cânâne virüp terk eyle yogı varı gör
Kûy-ı dilberden gel ey zâhid kemâle tâlib ol
Ârzû-yı cenneti ko cehd idüp dîdârı gör

Çeşm-i  dilber hışm ile uşşâkı katl eyler dime
Mürdeler ihyâ iden la’l-I Mesîh-âsârı gör
Zülf-i dil-ber halka halka rûy-ı yâr üzre yatur
Serteser kılmış ihâta genc-i  hüsni mârı gör

Zehr-i kahrından ne gam uşşâka a’dânun dilâ
Lutf ile uşşâka ol şîrîn-şeker güftârı gör
Şâh-I aşk emrin koyup gel akla uyma ey Selîm
Şahne buyurdıgına hükm eyleyen hünkârı gör.”
ZEVCELERİ: 
*********
1-Nurbânû Sultân :
II.Selim’ in başkadınıdır. Yahudi ve İtalyan olduğu hususunda müverrihler arasında ihtilâf vardır. II. Selim ‘in haremine Manisa’da dahil olmuştur. III.Murad’I doğurmuştur(1546). II.Selim’in ve oğlu  III.Murad’ın  padişahlığı esnasında haremde başrolü oynamış, devlet işlerine karışmıştır. Gelini Safiye Sultan’ın itibarını sarsmak ve nüfuzunu kırmak için uğraşmış, oğluna güzel cariyeler takdim ederek soğutmaya çalışmıştır. Oğlu III.Murad’ın hükümdarlığı esnasında ölmüş, Ayasofya’daki, kocası II.Selim türbesine gömülmüştür. Ölüm tarihi 1583’dir. Cami, medrese, darülhadis, darülkurra, imaret, darüşşifa, mektep yaptırmıştır. Ayrıca Divanyolu’ndaki çifte hamam, Üsküdar’daki yeşil direkli hamam ve Lânga’daki hamam Nurbânû Sultan tarafından yukarıda işaret ettiğimiz yapılarına vakfedilmiştir.(Hadikat ül Cevami I. 616 II. 183.) Osmanlı tarihçileri Nurbânû Sultan’ı, Yahudileri devlet işlerine karıştırmakla suçlarlar.(Ahmet Refik: Sokullu, 32)(Uluçay, M. Çağatay, a.g.e. 40)

2-Selimiye Sultan

ERKEK ÇOCUKLARI: 
***********
1- Sultân Murad III. 
2- İsmihân Sultân. 
3-Şehzâde Mehmed. 
4-Şehzâde Ali. 
5-Şehzâde Süleyman. 
6-Şehzâde Mustafa. 
7-Şehzâde Cihangir. 
8-Şehzâde Abdullah. 
9-Şehzâde Osman. 
KIZLARI :
1-İsmihan Sultan :
“II.Selim’in Nurbânû Sultan’dan olan kızıdır. 1545 yılında Manisa’da doğdu. Şehzade Selim ile Bayezid mücadelesinde, Selim’in üstünlüğünü temin eden Sokullu’ya, başarısına mükâfaten nikâh edildi(1562). Sokullu Mehmet Paşa, o sırada iki hanımla evli bulunuyordu. İsmihan Sultan’la evlenmeden once kadınlarını boşamak zorunda kaldı. Babası II.Selim ve kardeşi III.Murad zamanında haremin ve devletin en nüfuzlu kadınları arasında idi. İsmihan, kısa boylu, çirkin; fakat zeki ve ihtiras sahibi idi. Bu yüzden birçok dalavereli işlere karıştı. Sokullu ile evlenmesinden İbrahim Han doğdu. Sokullu’nun 1579 yılında öldürülmesi üzerine, devrinin namlı veziri Özdemiroğlu Osman Paşa ile evlenmek istedi; fakat Osman Paşa yanaşmadı. Onu alamayınca devrinin yakışıklı vezirlerinden Budin Valisi Kalaylikoz Ali Paşa’ya göz koydu. Ali Paşa evlenmeyi Kabul etti. Kendisine bir ferman gönderildi, karısını boşaması ve İstanbul’a gelmesi emredildi. Ali Paşa’nın eşini boşaması, kadının ağlamasına, döğünmesine sebep olduğundan bütün Budin ayaklandı. Ali Paşa, İsmihan Sultan’la 1584 yılında evlendi; fakat bir sene sonra İsmihan lohusa döşeğinde öldü. Babasının Ayasofya’daki türbesine gömüldü (1585). Bu evlenmeden Mahmud adı verilen bir oğlu doğduysa da, o da elli gün sonra ölmüş, Sokullu Mehmed Paşa’ nın Eyub Sultan’daki türbesine gömülmüştür. Sokullu’dan başka çocukları da doğmuş ise de küçük yaşta ölmüşlerdir.(Top.Arş.E.No:1993, 7537)(Uluçay, M. Çağatay,a.g.e. 41)

2-Şah Sultan :
II.Selim’in Nurbânû’dan Manisa’da 1544’ de doğan kızıdır. Kanuni Sultan Süleyman, üç torununu Gevherhan Sultan, Şah Sultan ve İsmihan Sultan’ı evlendirmeye kaar verdi. Şah Sultan’ı, Çakırcıbaşı Hasan Ağa (sonradan paşa) ya verdi. Bu düğünü yapabilmesi için Hasan Paşa’ya 15.000, Sokullu Mehmet Paşa’ya 15.000 flori verildi (Top.Arş.D.No.7589). Çakırcı Hasan Paşa’nın 1574’ de ölmesi üzerine ikinci defa Zal Mahmud Paşa ile evlendi. Eyüp’te bir cami, yanına da türbesini yaptırdı. Babasının kendisine temlik ettiği 12 köyü bu eserlerine vakfetti (XV-XVI.asırlarda Edirne Paşalivası : 502). Karı koca 1580 yılında öldü ve Eyüp’teki türbelerine gömüldü. Şah Sultan’ın bu evlenmelerden tespit edemediğimiz bir kızı ile şehit Köse Hüsrev Paşa olmuştur.”(Uluçay, M. Çağatay,a.g.e. 41).

3- Gevherhan Sultan :
“II.Selim’in kızıdır. 1544 yılında Manisa’da doğdu. Anasının Nurbânû Sultan olması muhtemeldir. 1562 yılında diğer kızkardeşleriyle birlikte düğünü oldu. Kanuni Sultan Süleyman bu torununu Piyale Paşa’ya verdi. Düğün masrafı karşılığı da damada 10.000 flori in’am edidli (Top.Arş.D.No.7589). Piyale Paşa’ nın 1578 yılında ölmesi üzerine üçüncü vezir Boyalı Mehmed Paşa’ya vardı. Bu paşa ile evli iken öldü. Babası II.Selim’in türbesine gömüldü. Cağaloğlu’nda 1587 yılında bir medrese yaptırdı ( Hadikat ül-Cevami I. 71). Babasının temlik ettiği köyleri ve emlâkini buraya vakfetti. Piyale Paşa’dan Ayşe ve Fatma Hanımsultanlar doğmuştur(Edirne ve Paşalivası : 501-502).”

4- Fatma Sultan :
II.selim’in en küçük kızıdır. Nurbânû Sultan’dan doğmuştur. Doğum tarihi belli değildir. 1574 yılında, sonradan veziriazam olan Siyavuş Paşa ile evlendi. Çeyizi için 4988 flori sarfedildi(Top.Arş.D.34). Fatma Sultan evlenmesinden 6 sene sonra, erken doğum yapması sonucunda-bebek kızdı-öldü (1580). Ayasofya’daki babasının türbesine gömüldü. Her sabah ruhuna Kur’an okumak üzere bir cüzhan’a vakıflar yaptı(Top.Arş.E.No.6877). Bundan başka Edirnekapı’ da bir mektep, bir de medrese yaptırmıştır( Top.Arş.D.No.4501). Bunlara Yanya’da göl ve tevabii mukataası gelirlerini vakfetmiştir (1104-1108 yıları muhsebe defter. A.g.e)(Uluçay, M. Çağatay,a.g.e. 42).

A Oğul;
Sultanlık, tek adamlık böyledir işte. Torunlarının düğünü için gereken parayı bile devletten alırsın. Kim ne diyecek ki, kim hesap soracak ki, öyle değil mi? Sonra, canının istediğine “derhal karınla boşan ve torunumu al” diye emir verebilirsin. Bizim Osmanlı tarihimizde bu belgelerden de anlaşılacağı gibi bu hep böyle olmuş işte. 

Tek adam…
Evet tek adam…
Kefenin cebi mi var diyebilirsin. Ancak, insan hırs ve arzusunun sınırı yoktur ki… Yeryüzünde ne varsa senindir. Denetim mekanizması yoktur. Anında ne istersen o olur. İstersen kanun üstüne kanun çıkarırsın, kadı üstüne kadı atarsın.
*
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi