ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ŞEYH TACEDDİN HAZRETLERİ
#1
ŞEYH TACEDDİN HAZRETLERİ


Mustafa CEYLAN

 
“ Kim ki ziyâretim ider
Mâsum pâk olur gider
Hak emrini daim tutar
Hak bendedir Kâbe benim..” diyen Şeyh Tacettin Hazretlerini değil ziyaret etmek vesilesiyle uğramak, dergâhına ikâmet eden, O’nun gezdiği yerde gezen, ayak bastığı, yere basan, baktığına bakan M. Akif  Ersoy, Tacettin Dergâhı’nın mânevî havası Akif’e istiklâlimizin şiirini yazdırmıştır.
Bu gün dahi çoğu özelliklerini muhafaza eden bu dergâh Ankara Hamamönü semtindedir.
Şeyh Tacettin Hazretleri’nin söylediği gibi Akif’te, milletimizin gönlüne taht kurmuş, ismi pak, dili Hakk, muhterem ve ulu bir zattır.
17’nci asrın başlarında Bursa’dan Ankara’ya gelip yerleşen Tac edin Bayrami’liğin Celveti kolu mensubudur.
Tacettin Dergâhı yanındaki camiyi, bugünkü adıyla Tacettin cami’ni gene bir şair olan oğlu Şeyh Mustafa babası adına yaptırmıştır.
Hacı Bayram-ı Veli yolunda gidenlerin her biri apayrı şahsiyetler. Her biri yarı bir imân ve enerji küpü. Her biri birbirinden farklı potansiyele sahipler ama hepside anı ışığın çevresinde pervâne. Hepsi aynı kökten uzanmışlar. Her biri öbürüne, bir öncekine bağlı. Böylece ârifler zinciri, hikmet halkası ortaya çıkmış.
Her birinin attığı adımda aldığı nefeste söylediği sözde aynı tad, aynı yaşama motifi bulunmakta. Ama ağızlar değişik, adımlar değişik, nefesler değişik, fakat tad, ol motif aynı.
Sonsuz nura doğru dörtnala koşanların, gönül kalelerini feth edenlerin, kendilerini ve ötekilerini aşan, fânilik teninden sıyrılıp bütün Anadolu’yu topyekün bâkiliğe götüren Hacı Bayram erenleri, Ankara’daki Hacı Bayram Çeşmesinden su içmişler, susuzluklarını gidermişler. Sonra, Anadolu insanının hüsranını ruh şöleninin hüznünü bayram sabahlarının sevinçine dönüştürebilmek maksadıyle son nefese kadar, son dünya nefesine kadar dört koldan sonsuz sefere çıkmışlardır.
Zaman ve mekânı, bu ikisinin  dördüncü, yirmidördüncü boyutlarını aşarak dokuz cennet kapısını dahi istemeyip, “Hak bendedir gitme uzağa” deyip milyonlarca güneşe ışık veren, kütleyi, ışık hâline getiren, birde milyonu, milyonda biri bulan Hacı Bayram erenleri, günümüzde dahi tesirlerini göstermektedir.
Bir yanda, TBMM açılışında önce Hacı Bayram camii önünde göğe açılan eller ve ardından Müslüman- Türkün yedi düvele meydan okuyuşu, vatanı düşman çizmesinden kurtarışı.
Öte yanda gene bir Hacı Bayram müridi olan Tacettin Sultan Dergâhında, bir büyük üstad Mehmet Akif Ersoy, Müslüman Türkün bu kahramanlık destanı üzerine İstiklal Marşı’nı yazıyor.
Yani,
Bir yanda, merkezde: kurtuluş, felâh..Kahramanlık, zafer. Öte yanda şubede; Kurtuluş zaferin destanı. Bir yanda hâdisenin kendi. Öte yanda şavkı, sözle, satırlarla ifade edilişi.
Her kap içindekini sızdırır.
Yağmur ulaşabildiği yere iner
Ya kabın kendisi? Ya dışındakiler? Ya öteki kaptakiler?
Ya ruhumuzdaki yağmur?
Akif, Tacettin Dergâhında İstiklal Marşımızı, ruhumuzun haykırışlarını yazmıştır.
Akif İstiklal Marşını başka bir yerde yazabilir miydi?
İyi ki, Tacettin Dergâhı varmış. İyi ki Akif varmış…
Sözümüzü daha fazla uzatmadan Tacettin Sultan’ın bir şiirini okuyalım.
 
“Ey saib- Kâbe olan
Hak bendedir Kâbe benim
Gelsin hacc-ı ekber kılan
Hak bendedir Kâbe benim
 
Kim ki kapımda kul olur
Eşiğimde Kâbe bulur
Münkir olan mahrum kalır
Hak bendedir Kâbe benim
 
 
Kim ki ziyâretim ider
Mâsum pâk olur gider
Hak emrini dâim tutar
Hak bendedir Kâbe benim
 
İnsaf idip ol ehi-Hak
İnkârı ko gel bende Hak
Hak bendedir gitme uzak
Hak bendedir Kâbe benim
 
Taceddin oldu müttaki
Zâhidin bu söz hakkı
Münkir kabul etmez Hakkı
Hak bendedir Kâbe benim”
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi