ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
RASİM KÖROĞLU Üstadımızın ŞİİR çalışmalarından izler (10)
#1
RASİM KÖROĞLU Üstadımızın ŞİİR çalışmalarından izler (10)



Mustafa CEYLAN
***************

Sözümüze Rasim Köroğlu ustamızın fıkralarından biriyle bir gül atarak başlayalım.
Fıkra şöyle :

"El arabası 

Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş. Bunu gören doktor: - Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı.Deli hemen cevap verir: - Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayi miyim ben!"


*
Eskişehir Şairler Derneği Başkanı İbrahim SAĞIR, üstadın Hakk'a yürümesinden sonra, yayınlamış olduğu yazısında Köroğlu' nun şiiri üzerine bir analiz yapmış ve MİZAH ve HEZL üzerine dikkat çekmişti.

Üstadın Şiir çalışmalarından izler üzerinde yürürken kendi bilgisyarında, bu hususta, yani MİZAH VE HEZL konusunda da bir BİLGİ DERLEME ÇALIŞMASI yapıldığını gördük. Önemine binaen, virgülüne dokunmadan aynen takdim ediyorum.

Buyurun:


Mizah ve hezl : “şaka , eğlence,latife” manasınadır. Bunlarda güldürme esastır. Bir hadise veya şeyi, bir kimseyi küçük görme bahis konusu değildir. Mizah ve şakanın, latifenin biraz ileri derecesi alay ve ihtihzâdır. İstihzâ “gizli ve ince alay” manası ifade eder. (Batı dillerinde ihtihzâ için ironi deyimi kullanılır.) Tarih İçinde Türk Edebiyatı / Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş192-193

          Esas manası “şaka, latife, eğlence, alay, maskaralık etme, olan hezl kelimesi eski edebiyatımızda, “meşhur bir manzumenin vezin ve kafiyesini taklit ederek şaka suretinde manzume yazma, latife söyleme” manasına kullanılmıştır.
 Bir eseri böylece maskara etmek maksadıyla taklit etmeye “tehzil” denmiştir. 
         
Mesela  Enderunî Vâsıf, Nedim’in meşhur,
            Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana 

            Mey süzülmüş şişeden ruhsâr-ı âl olmuş sana 
Betiyle başlayan gazeline hezil suretinde nazîre yazmıştır.
            Kırmızı aşı boyası rûy-ı al olmuş sana 

            Acıyup bakkalda pekmez sonra bal olmuş sana 
Tarih İçinde Türk Edebiyatı / Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş 201-202
 
            
            Şiir musiki ile söz arasında, sözden ziyade musikiye yakın ara bir lisandır. Ahmet Haşim Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç46
               
             Şiirde mevzu şair için ancak terennüm ve tahayyüle bir vesiledir. (Ahmet Haşim olabilir)   Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç46
         
            Şiir güfteden önce bestedir. Yahya Kemal  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç47
 
            Şiiri şiir yapan şey tercümeden sonra kalan değil, kaybolan şeydir.   Sabahattin Eyuboğlu Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç51
 
            Eyuboğlu’na göre : öz şiirin meydana gelmesinde seslerin musikisi esastır. Elektrik için tel ne ise şiir için vezin ve ahenk de odur.       Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç53
 
            Şairin en güzel konuştuğu zaman, en kuvvetli duyduğu zamandır. Tarih yalan götürür şiir yalan götürmez. Sabahattin EyuboğluSabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılç 54ı
 
            Fuzûlî’de” şiir mutlak güzelliğe giden çiçekli bir yoldur. Şair ise yerle gök arasındadır.  Allah’tan küçük insandan büyüktür; ilahi söze yakın, bayağı sözden uzaktır.” Sabahattin Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç69 
 
            Şair bizden uzak bize en yakın olan adamdır./ Sabahattin Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç72 
 
            Rönesans’ta düşünce hayatı yalancı dünyanın nasıl bir şey olduğunu merak ederek kiliseden, manastırdan dışarı çıkmıştır.  Sabahattin Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç76 


            Rönesans hareketlerinin esası, 16 asır Fransız edebiyatının da genel karakteri olur. Sabahattin Eyuboğlu. Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç76 
 
            Biz Fransız edebiyatına bir Türk gözü ile bakmadığımız müddetçe, ne aldığını bilmeyen bir koleksiyoncu vaziyetinde kalabiliriz. Sabahattin Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç84 
 
            Sanattaki yenileşme ya geçmişin bu güne karışmasıyla, ya da sanatın öbür sanatlarla ilişkiye girmesiyle meydana gelir. Sabahattin Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç89 
 
            Sanatlar arası ilişkide en ileri giden şiirdir. Şiir bazen resimle doğa tasviri yaparak, müzikle harfleri bir nota gibi kullanarak, bazen mimari şeklinde dizeler kağıt üzerine estetik bir şekilde dökülür. ( özet) Sabahattin Eyuboğlu. Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç90 
 
            Şair yalnız şiire değil, içindeki düşüncelere de imzasını artar, çünkü kendi hayatı ve düşüncesi zaten şiirine bağlıdır.  Sabahattin Eyuboğlu. Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç 94 
 
            Sabahattin Eyuboğlu, yeni Türk şiirini yaratma yolunda yürüyen şairin, halka yöneliş hareketinde “halkın ruhunu halk edebiyatının diğer bütün şekillerinden daha derin bir safiyette anlatan hatta halk şirinin en derin hususiyetlerini taşıyan Türk halk bilmecelerinden yararlanabileceği inancındadır. Sabahattin Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç110
 
            Sabahattin Eyuboğlu, tarih şuurunun maziperestlik olmadığını, bizim mazide yaşamamız değil, mazinin bizde yaşaması gerektiğini belirtir.     Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç
 
            Peyami Safa’ya göre, “ halk şiirini yazmaya saz şairinden başka hiç kimsenin ne kabiliyeti ne de hakkı vardır. O adam başka adamdır. “Halk şiiri” yalnız kendi şartları içinde mümkün ve güzeldir. Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç104
 
            Bedri Rahmi’ye göre, “ köy türkülerinde, köy masallarında milyonlarca insanın birbirine eklenmiş emeği, tecrübesi, göz nuru vardır. Aydın sanatkar, hiçbir zaman köy masalının, köy türküsünün kendine has örgüsünü, kuruluşunu taklide özenmeden bunlarda yalnız herkese ait olan yüzde yüz yerli yüzde yüz bizim olan “öz”ü bulmaya çalışmalı, çağın kültür ve beğenisini de dikkate alarak yeni bir forma kavuşturmalıdır. Eyuboğlu.  Sabahattin Eyuboğlu ve Türk Şiiri / Dr. A. Fikret Kılıç105 
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi