ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
PARLAYICI ve PATLAYICI
#1
PARLAYICI ve PATLAYICI 
Mustafa CEYLAN
****************

Evet, Afyon’da korkulan oldu. Ajanslardan gelen haber aynen şöyle :

“ 16 Eylül 2012 Pazar,

Afyonkarahisar'daki mühimmat deposunda meydana gelen patlamada çevreye saçılan fünyenin patlaması sonucu, bahçesinde ceviz toplayan çiftçi yaralandı.

Ataköy ile Kışlacık köyleri arasındaki bahçesinde ceviz toplayan Veli Konak, yere düşmüş ürünleri aldığı sırada, bahçesine savrulan fünyeye dokununca patlama meydana geldi. Yaralanan Konak, yakınları tarafından Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.


AA muhabirinin görüştüğü acil servis nöbetçi uzmanı Dr. Funda Akdeniz, fünye patlaması sonucu Konak'ın vücudunun çeşitli bölümlerine küçük şarapnel parçalarının saplandığını, yaralarının yüzeysel, sağlık durumunun ise iyi olduğunu, kontrol amacıyla geceyi hastanede geçireceğini söyledi.
Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü ekipleri bahçede inceleme yaptı.

-5 el bombası bulundu-

AA muhabirinin görüştüğü Ataköy sakinlerinden Şerife Çelik ise domates toplamak için bahçeye girdiğinde el bombalarını fark ettiğini söyledi. Durumu bildirmeleri üzerine olay yerine gelen polisin, arazisinde 3, yol kenarında 1 el bombası bulduğunu, daha sonra da çatıda fark ettikleri 1 el bombasını aldığını söyledi. Çelik, patlayıcı olduğundan korktukları için bahçelerine giremediklerini, toplayamadıkları için ürünlerinin çürümeye başladığını belirtti. Ataköy Muhtarı Muharrem Özdemir, çiftçilerin korkudan tarlaya giremediğini, ürünlerini sulayamadığını ve toplayamadığını söyleyerek, bölgede çevreye saçılmış mühimmat için geniş bir tarama yapılmasını istediklerini ifade etti.”

*

Bu konu üzerine düşüncelerimizi söyleyelim.

Hani, Güneydoğuda karakol binalarımızı nasıl hakim tepelere değil de, hakim tepelerden kolayca bombalanabilecek düzlüklere konuşlandırdı isek; cephaneliklerimizi, parlayıcı ve patlayıcı madde imalât fabrikalarımızla depoları da maalesef yerleşim yerleriyle adeta iç içedir.

Afyon’da bahçesinde ceviz toplayan Veli amca ile domates toplayan Şerife abla, nasıl tehlikeyle karşı karşıya ise ve bombanın ne olduğunu tam olarak bilmiyorsa; galiba bu fabrika ve depoları yerleşim yerlerine konuşlandırıp, şehir kenarlarında ve en güzel lojmanlarda lüx yaşamayı kendilerine sağlayan askerî veya sivil karar vericiler de aynı bilgisizliğin kıskacındaydılar. Ya da “ben dedim oldu, bana değmeyen yılan bin yaşasın” zihniyetiyle; aile bireyleriyle halktan kopuk ve halka tepeden bakan bir hayat modeli yaşama isteğiyle parlayıcı ve patlayıcıları topluma, halka yakın yerlere konuşlandırmışlardır. Bence bu aymazlığın derhal ve geciktirilmeden icabına bakılmalıdır. 

*

Neredeyse bir asra yakın zamandır ilçemiz Elmadağ ve Kırıkkale’ de de durum Afyon’dan farksız mı sanki? Güvenlik ve güvenlik eğitimi çok çok önemli bir husustur. Hele hele halkın güvenliği… Şimdi parlayıcı ve patlayıcı konusunda alınacak, halkın alması gereken tedbirler nelerdir, bu konularda, Elmadağ’ın kaymağını yiyenler, hiç düşünmüşler midir dersiniz? Hiç zannetmem!


Nasıl ki, bir yanı parlayıcı-patlayıcılarla dolu olan öte yanına da radyasyonlu çaylar gömülü olan Elmadağ’da ölümlerin sebepleri üzerine hiç kafa yormayan bir sağlık ve güvenlik sistemimiz ve yetkilileri var, öyle değil mi? Son iki-üç yılda ahrete göçerek aramızdan ayrılanların yaşları nedir, buna dair bir istatistiki çalışmadan önemli sonuçlar çıkacaktır. Bunu ilgili ve yetkililer yapmazsa ben yapmaya çalışacağım.

*

Afyon’da korkulan oldu. Yazık! Kim bilir daha daha neler olacak? İnşallah olmaz!
Göz bebeğimiz Elmadağ’ımızı Allah korusun!

Mustafa CEYLAN
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi