ein Bild ein Bild
Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Yap Kayıt Ol


Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
UFUKLAR VE ÖTESİ (N.F.KISAKÜREK)-(7)
#1
UFUKLAR VE ÖTESİ (N.F.KISAKÜREK)-(7)
Mustafa CEYLAN
**************




Evet işte böyle… Üstadım, bize, sade, yalın, sessiz, başı önde, zaman ve mekândan habersiz, insan ve İslâm düşmanlarının oyunlarına seyirci, sakin bir Müslüman olmamamızı ve inancımızı sadece camide, minberde icra etmememizi, özlenen ve beklenen gençliğin onu felsefe ve hayatta uygulanabilir, her dem taze ve diri, bir ilkeler manzumesi, vaz geçilmezler ölçüsü, bir elifba, bir düstur olarak tutması gerektiğini her seferinde açık açık söylemiştiniz. Siz, bir mücadele adamı, bir yiğit, bir korkusuz kahramandınız ve bizden de öyle olmamızı istediniz. 


Nitekim, 1950 sonrasında ülkemiz basın, yayın, edebiyat, sanat ve kültür alanında ne kadar milli ve mânevî değerlere bağlı, milletini, bayrağını seven, dinine, imanına samimi olarak, ülkesini düşünen, muhafazakâr, vatansever insan geldi ise, 
Hepsinde, ama hepsinde üstadım sizin iziniz vardır, emeğiniz vardır. 1950 -2000 arasındaki bu 50 yılı, bu yarım yüzyılı doldurmaya yetmiş bir mütefekkir dahi, muhteşem bir ideologdunuz. Bugün dahi, kamuoyunda, siyasi partilerimizde, dernek ve sendikalarda, gazeteler ve dergilerimizde, televizyon ve diğer yayın organlarında iman, ahlâk ve yurt sevgisi diyen her kim var ise, üstadım, sizden etkilenmiş, esinlenmiştir. Eskimeyen, pörsümeyen her zaman yeni kalabilen fikir ve felsefeniz, şiir ve yorumlarınızla yol göstermeye devam etmektesiniz. Sizin bu gücünüzü yerli ve yabancı, içerde ve dışarıda ne kadar İslam ve Türklük düşmanı var ise, onlar bile fikir, eylem ve düşüncelerine karşı olduklarını belirtmelerine rağmen kabul etmekte ve takdir etmektedirler. 

** 

İşte “Sakarya Türküsü…” Türk şiir tarihinin unutulmaz mısraları, dev şiiri senin o güzeller güzeli, o mübârek kaleminden çıkmıştır. 


SAKARYA TÜRKÜSÜ 

”İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya: 
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. 

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; 
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. 

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir: 
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir. 

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat: 
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! 

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne? 
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine: 

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. 
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? 

Rabb’im isterse, sular büklüm büklüm burulur. 
Sırtına Sakarya’nın, Türk tarihi vurulur. 

Eyvah, eyvah, Sakarya’m, sana mı düştü bu yük? 
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!.. 

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya! 
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? 

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; 
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal, 

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan: 
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan! 

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân; 
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! 

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu? 
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? 

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna? 
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? 

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? 
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! 

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; 
Sakarya, kandillere katran döktü geceler. 

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya. 
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! 

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su: 
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. 

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek: 
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? 

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl! 
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! 

Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu’nun, 
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! 

Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız; 
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! 

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; 
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! 

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz: 
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz! 

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya: 
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!” 

Necip Fazıl KISAKÜREK ** 
 
Cevapla
  


Foruma Git:


Konuyu Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi

Android Haberler | Ansansanat | Borsa Yorumla | Gülce Edebiyat | Türkçe Dersi