|
(Hocam Necip Fazıl Kısakürek Şiirinden Esintiler)
Taklidi mümkün olmayan, hem asırların sinesinden süzülüp gelen, bizim edebiyat geleneğimizin önemli bir kilometre taşı, hem de dünya edebiyat geleneğinin en parlak mütefekkir şairlerinden, kendine özgü üslubu ile yüreklerimizi ve bizden sonra gelecek daha nice nesillerin yüreklerini sarıp sarmalayacak hocam, üstadım, büyüğüm, ışığım, gözümün nuru, evrensel mesajın sonsuzluğa akan çağlayanı, çağını aşan çağdaş, aydınlık şafakların türküsü, yanık bağırların ilâcı, canda canım, Şairler Sultanı Necip Fazıl Kısakürek…
|
|
|
|
Mustafa Ceylan |
Kürsüden:Türkülerimiz(1)
Türkü, anonim Türk Halk şiirinin önemli bir nazım biçimidir. Söyleyeni belli türkülerimiz olduğu gibi, artık anonimleşmiş, söyleyeni belli olmayan türkülerimiz de vardır.
AZAPAY(*)

Atlılar, atlılar
Batıda Hazar Denizi’nde kılıcını yıkayan,
Doğuda Altay Dağları’nı eriten atlılar…
Seccadesi güneyin en güneyinde,
Yeşil çimenler içinde Tibet yaylalarında
Nal sesleri Çin Seddinde, iz iz
Kartal kanatlılar biz değil miyiz?
O halde bu kahpe, bu kancık zamana
Neden karşı duramaz oldum?
Neden neden?
Biz değil miyiz güneşten ok, ülküden yay olup da
Tanrı Dağları’ndan Taklamakan Çölüne uzanan
Biz değil miyiz Azapay?
Bilgeler bilgesi Kaşgarlı Mahmut’un lügât’ından
Renk tayfına isim veren
İnsanlara il, şehirlere dil veren…
Hazreti Türkistan’dan
Karanlığa kandil,
Ağlayan gözlere mendil,
Sevgi bahçelerine gül veren
Biz değil miyiz Azapay?
Öyleyse neden konuşulan bu dilden
Yazılan bu alfabeden anlamaz oldum?
Neden neden?


